Adventure Time külliyatı; varoluşsal sancıları, çoklu evren trajedileri karakterlerinin travmalarıyla büyüyen devasa anlatı. Ana serinin görkemli vedasından, Distant Lands’in felsefi dokunuşlarına Fionna and Cake’in yetişkin buhranlarına uzanan yolculukta Ooo Diyarı bizler için her zaman derinliği olan sığınak. Ancak franchise’ın “küçük çerezlik maceralar” vaadiyle yola çıkan uzantısı Side Quests, ilk sezonunda sergilediği ağır süreklilik hataları kendi mitolojisini hiçe sayan yapısıyla sadık izleyicisini epey hayal kırıklığına uğratmıştı.

Henüz ülkemizde ilk sezonun resmi dublaj süreçleri bile tamamlanmamışken, ekranlarımıza düşen 2. Sezon’un 20 bölümlük maratonunu geride bıraktık. yapımcılar ilk sezonun ağır enkazından ders çıkarmış ?

Orta Dünya Rüzgarları

Sezonun açılışını yapan ilk bölüm, animasyon tarafında alışılagelmiş kalıpların dışına çıkan son derece deneysel taze görsel dille bizleri karşılıyor. Karakterlerin ham, henüz pişmemiş dönemlerine odaklanan çizim tarzı; arkadaki atmosferle birleştiğinde adeta konuk animatörün elinden çıkmış prestijli özel bölüm hissi yaratıyor.

Bununla kalmayıp, bölümün içerisine yedirilen nefis Lord of the Rings (Yüzüklerin Efendisi) Tolkien göndermeleri, fantastik edebiyat sevdalıları için harika seyir keyfi sunuyor. Ancak ne yazık ki görsel deneysellik yalnızca açılış bölümüne has jest olarak kalıyor ikinci bölümden itibaren dizi tekrar bildiğimiz standart çizgi film estetiğine geri dönüyor.

Kaostan Sıradanlığa: Güvenli Bölgede Takılmak

İkinci sezonun en büyük başarısı, şüphesiz ki ilk sezonda seyirciyi çileden çıkaran ağır lore facialarından süreklilik hatalarından arınmış olması. Karakter dinamiklerinde göze batan çelişki yok, hikayeler kendi içinde tutarlı izlerken “Siz karakterleri hiç tanımıyorsunuz?” dedirten cringe anlar tamamen temizlenmiş.

Ancak durum beraberinde başka problemi getiriyor: Heyecansızlık.

İlk 5 bölümden itibaren hissettiren 20. bölüme kadar değişmeyen dümdüz seyir, sezonun en büyük zaafı. Yapım ekibi ilk sezondaki ağır eleştirilerden kadar korkmuş olacak ki, direksiyonu tamamen “sıfır risk” bölgesine kırmış. Karakterlerin başına radikal hiçbir şey gelmiyor, duygusal pik noktaları yaşanmıyor izleyiciyi ekrana kilitleyecek majör fikir sunulmuyor.

Son Söz

Side Quests 2. Sezon; kötü yapım değil, ama izleyicisini coşturan iş değil. İlk sezonun yıkıcı kaosu karşılaştırıldığında zararsız, akıcı arka planda ses olsun diye açılıp izlenebilecek “zararsız çerezlik”.

Adventure Time evreninin eski ruhuna, felsefesine derinliğine sadık olan hayranlar için 20 bölüm yalnızca evrene duyulan hatırın karşılığı olarak tüketilecek. Ooo Diyarı’na dönmek her zaman güzel, ancak evrenin çok daha cesur hikayeleri hak ettiği gerçek.